




Memleket ve dost hasreti dayanılmaz noktaya geldi. Okyanus'un ritminden de çok hoşlanmadık. Atlantik geçişimizi ertelemeye kara verdik. Şu an tek arzumuz Ege koylarının ve arkadaşlarımızın tadını çıkarmak. Teknede yaşamaya devam tabii. Şehre dönmüyoruz. Belli olmaz geldikten sonra yola tekrar düşebiliriz.
Dört aya yakın zaman geçirdiğimiz Salé-Rabat'tan ayrılmak kolay olmadı. Nehir ağzına kurulu limanın çıkışı Kuzey Atlantik'teki fırtınaların buraya kadar gelen soluganlarına açık. Meteoroloji öngörülerinin yanısıra okyanus dalga öngörülerini de takip etmek ve ikisinin uygun zamanlarını birbirine çakıştırmak gerekiyor. Sadece sabırlı olmak lazım.
Rabat - Tarifa seyri biraz maceralı oldu. Sakin bir havada, 3-4 kuvvet batılı bir rüzgarla, iki metrelik arası geniş okyanus dalgalarının üzerine tam arma başladık. Gün batımıyla rüzgar 4-5 kuvvete çıktı. Ana yelkene birinci camadanı vurduk. Apaz-geniş apaz Ma'nın en sevdiği seyir; 6-7 knot hızla ilerliyoruz. Etraf ağ atıp çeken yüksek bordalı Fas balıkçıları ile dolu, dalga geçmeye gelmiyor. Gece üç civarı rüzgar ön görüldüğü gibi güney-batıya döndü ve daha da sertleşti. Dalgalar irileşmeye başladı ama karanlıktan göremiyoruz. Arada bordada kırılan dalgalar bizi ıslatıyor, Ma'yı yatırıyor. Kokpitte bağlanmadan durmuyoruz. Aslında ikinci camadanı da vurmak lazım ama 8-8,5 Knota çıkan hızımızdan memnunuz. Hem geniş apaz seyri yaptığımız için çok bayılmıyoruz. Arada kıça vura dalgalara rüzgar sağanakları eklenince Ma rotadan çıkıyor, otopilot toparlıyor, bazen de gücü yetmeyip devreden çıkıyor. Hava çok soğuk değil ama ıslanan nemli kıyafetlerimiz ve rüzgardan üşüyoruz. Resmen eziyet. Cebelitarık'ın güney girişi olan Spatel burnuna varmak istiyoruz bir an önce. Boğaza girince rotamızı batıya çevireceğiz, rüzgar ve dalgaları arkadan alınca rahatlayacağız, biliyoruz. Yeşim moralimizi düzeltmek için içeriden bilgisayara bakıp sayıyor: "20 mil kaldı, bu hızla 2 saat 20 dakika", "15 mil kaldı: 1 saat 45 dakika!". Ma arada 9 knotluk sörfler yapıyor. Spartel burnunu dönerken güneş doğuyor yavaş yavaş. Boğaz huni etkisi yaptığından rüzgar da şiddetleniyor ama ne gam: pupadan alıyoruz. Yeşim bir önceki öğleden sonra kestirmişti biraz, ben ise dökülüyorum. İzin alıp atıyorum kendimi kanepeye. Boğazda trafik yoğun ama Yeşim konsantre, biliyorum. Aradan iki saat geçmeden metalik bir darbe sesi duymamla kendimi yerde bulmam bir oluyor. İstenmeye kavança attığımızı anlıyorum hemen. Kokpite fırlayıp armaya bakıyorum: bumba yanlış tarafta ama kırık-yırtık-kopuk yok. Yeşim büyülenmiş gibi denizde sabit bir noktaya bakıyor. Noooldu? diye bağırıyorum. "Bir sağanakla orsaladık, otomatikten çıkardım, elle düzeltiyordum...sonra....". -"Sonra?" diye üsteledim. -"...sonra balina geçiyordu...". Bana cevap veriyor, gözlerini sudan alamıyordu. Çok sevimliydi. Balinaya aşık olmuş, aklı gitmiş gibiydi. Nankör balina da Yeşim'in aşkına karşılık vermemiş, dalıp kaybolmuştu. Kısa bir sessizlikten sonra Ma'yı rotasına soktuk, artık 7 kuvvet esen rüzgarla hızla Tarifa'ya vardık.
Dört aya yakın zaman geçirdiğimiz Salé-Rabat'tan ayrılmak kolay olmadı. Nehir ağzına kurulu limanın çıkışı Kuzey Atlantik'teki fırtınaların buraya kadar gelen soluganlarına açık. Meteoroloji öngörülerinin yanısıra okyanus dalga öngörülerini de takip etmek ve ikisinin uygun zamanlarını birbirine çakıştırmak gerekiyor. Sadece sabırlı olmak lazım.
Rabat - Tarifa seyri biraz maceralı oldu. Sakin bir havada, 3-4 kuvvet batılı bir rüzgarla, iki metrelik arası geniş okyanus dalgalarının üzerine tam arma başladık. Gün batımıyla rüzgar 4-5 kuvvete çıktı. Ana yelkene birinci camadanı vurduk. Apaz-geniş apaz Ma'nın en sevdiği seyir; 6-7 knot hızla ilerliyoruz. Etraf ağ atıp çeken yüksek bordalı Fas balıkçıları ile dolu, dalga geçmeye gelmiyor. Gece üç civarı rüzgar ön görüldüğü gibi güney-batıya döndü ve daha da sertleşti. Dalgalar irileşmeye başladı ama karanlıktan göremiyoruz. Arada bordada kırılan dalgalar bizi ıslatıyor, Ma'yı yatırıyor. Kokpitte bağlanmadan durmuyoruz. Aslında ikinci camadanı da vurmak lazım ama 8-8,5 Knota çıkan hızımızdan memnunuz. Hem geniş apaz seyri yaptığımız için çok bayılmıyoruz. Arada kıça vura dalgalara rüzgar sağanakları eklenince Ma rotadan çıkıyor, otopilot toparlıyor, bazen de gücü yetmeyip devreden çıkıyor. Hava çok soğuk değil ama ıslanan nemli kıyafetlerimiz ve rüzgardan üşüyoruz. Resmen eziyet. Cebelitarık'ın güney girişi olan Spatel burnuna varmak istiyoruz bir an önce. Boğaza girince rotamızı batıya çevireceğiz, rüzgar ve dalgaları arkadan alınca rahatlayacağız, biliyoruz. Yeşim moralimizi düzeltmek için içeriden bilgisayara bakıp sayıyor: "20 mil kaldı, bu hızla 2 saat 20 dakika", "15 mil kaldı: 1 saat 45 dakika!". Ma arada 9 knotluk sörfler yapıyor. Spartel burnunu dönerken güneş doğuyor yavaş yavaş. Boğaz huni etkisi yaptığından rüzgar da şiddetleniyor ama ne gam: pupadan alıyoruz. Yeşim bir önceki öğleden sonra kestirmişti biraz, ben ise dökülüyorum. İzin alıp atıyorum kendimi kanepeye. Boğazda trafik yoğun ama Yeşim konsantre, biliyorum. Aradan iki saat geçmeden metalik bir darbe sesi duymamla kendimi yerde bulmam bir oluyor. İstenmeye kavança attığımızı anlıyorum hemen. Kokpite fırlayıp armaya bakıyorum: bumba yanlış tarafta ama kırık-yırtık-kopuk yok. Yeşim büyülenmiş gibi denizde sabit bir noktaya bakıyor. Noooldu? diye bağırıyorum. "Bir sağanakla orsaladık, otomatikten çıkardım, elle düzeltiyordum...sonra....". -"Sonra?" diye üsteledim. -"...sonra balina geçiyordu...". Bana cevap veriyor, gözlerini sudan alamıyordu. Çok sevimliydi. Balinaya aşık olmuş, aklı gitmiş gibiydi. Nankör balina da Yeşim'in aşkına karşılık vermemiş, dalıp kaybolmuştu. Kısa bir sessizlikten sonra Ma'yı rotasına soktuk, artık 7 kuvvet esen rüzgarla hızla Tarifa'ya vardık.
2 yorum:
SEVGILI MEHMET VE YESIM
BIRDEN SASIRDIM.. GULUS VE BEN SIZLERI PANAMA CIVARLARINDA YAKALAMA PLANLARI YAPIYORDUK.. NEYSE BU DURUMDA BELKI CESME DE GOREBILIRIZ SIZLERI. MACERALI BIR KOC YIL GECIRDINIZ DENIZLERDE.. BIZE GELIP KALABILIRSINIZ ARZU EDERSENIZ.. BI 1 TEMMUZDAN 24 AGUSTOSA KADQAR CESMEDEYIZ..
YAZISALIM.. LEVENT@GLUSHDA.COM
SEVGILER IKINIZE DE..
CESME NUMARAMIZ 232 717 2691 EV
539 577 3417 CEP
LEVENT AKSIN
Yorum Gönder