Almerimar






Mehmet'in Sacha'yı gormek için iki hafta Fransa' ya gitmesi, benim işleri halletmek ve gitmişken sevdiklerimi görmek için iki haftadan uzun Istanbul'a gitmem derken hiç hoslanmadığımız halde Mar Menor'da birbuçuk ay kalmışız. Kumburgaz'ın kış zamanlarını anımsatan sadece boş binaların olduğu bu iç denizde bir de kış soğuğu kendini hissettirmeye başlayınca ilk bulduğumuz hafif rüzgarda biraz daha batıya gidip Cartagena'da bir marinaya bağlandık. Gider gitmez ilk işimiz bir elektrik sobası alıp kemiklerimizi ısıtmak oldu. Burada geçirdiğimiz üç gün sonunda yine uygun rüzgarla 140 mil batıdaki Almerimar'a girdik. Uzun zamandır kavuşmayı beklediğimiz sevgili dostlarımız Osman ve Sibel'in ertesi gün burada olacakları haberini alınca duyduğumuz sabırsızlık iyice artmaya başladı. Mendirekte gelmelerini beklerken Uzaklar'ın o insanın aklını başından alan kıpkırmızı silüetini görünce sevinçten yerimizde zıplamaya başladık. Hem Uzaklar'ı hem de mürettebatını ne kadar özlemiş olduğumuzu daha iyi anladık. Uzaklar'ın kokpitine oturduğumuzda içeriden gelen, Sibel'in az önce fırından çıkardığı tarçınlı kekin kokusu geride bıraktığımız sevdiklerimizi anımsattı bana. İçimiz sımsıcak, sıkı sıkı kucaklaştık. Birbirimize anlatacak ne çok şey birikmişti. O gece Ma'da pek değerli konuklarımızın gelişini pek değerli olan bir şişe rakıyla kutladık. Osman'ın deyimiyle meşrubatlarımızı yudumlarken bol bol hasret giderdik.
Bir çok insanın teknesinde yaşadığı Almerimar Marina oldukça neşeli bir yer. İnsanlar sıcacık. Ayrıca burada ikinci el tekne malzemeleri satan bir dükkandan rüzgar dümeni edindik. Hasler marka rüzgar dümenimiz ilk üretilen modellerden ve oldukça basit bir çalışma sistemi var. Bilmeyenler için anlatıyorum; irice bir kanat rüzgar yardımıyla aletin dümenini yönlendiriyor ve o da teknenin dümen palasını. Böylece dümen başında olmamıza gerek kalmadan tekneyi istediğimiz rotada tutabileceğiz ve tabii otopilot gibi elektriğe ihtiyaç duymadan.
Dört gün süren montaj sonrası sallabaş ismini verdiğimiz rüzgar dümeni Ma'nın kıç köşesinde yerini aldı. Artık tek ihtiyacımız olan açık deniz tipi bir cansalı. Umarız yakın zamanda ikinci el bir tane bulabiliriz çünkü yenileri oldukça pahalı.
Yarından sonra buralarda, bu mevsimde az rastlanan doğulu rüzgar başlıyor ve nihayet kaprisli Akdeniz'i ve Avrupa'yı geride bırakıp Fas'a varabileceğiz.

1 yorum:

AYKUT ÇERİ dedi ki...

sizi ilgiyle ve hayranlıkla takip ediyoruz kendinize çok dikkat edin.
duygu aykut çeri